Longboard

Longboard Kadınları

Longboard-Kadinlari-Blog

Bir Kadın olarak Longboard Sporcusu olmak

Longboard sporu son yıllarda iyice yaygınlaşan bir trend haline geldi. Hem dünya çapında hem de Türkiye’de sıkça bu sporu daha çok görür olduk. Bir kadın olarak sporcu olmak zaten yeterince zorken, bir kadın olarak Longboard sporcusu olmak biraz daha zor gelebilir gözünüze çünkü bu sporu yapan kişilerin genellikle erkekler olduğunu görüyoruz. Gerek yaralanmaları bakımından gerekse kas gücü kullanımı bakımından Longboard bir “erkek” sporu olarak görülüyor. Tabii bunu değiştirmek biz kadınların elinde!

Bu spora başlama hikayem
Öncelikle, benim bu spora nasıl başladığımı anlatmak istiyorum. Halen İngiltere/Londra temsilcisi olan kuzenim Mesut sayesinde diyebilirim kısaca. Onun bir Pennyboardla kaydığını görüp “Acaba bunu yapabilir miyim?” diyerek bir pennyboard satın aldım. “Kayamazsam, satarım ya da dekor olarak kullanırım” diye aldığım pennyboard beni yeterince tatmin etmemişti. Dengemi sağlamada zorluklar yaşadım ama bu sırada kayabileceğimi farkettim. Sonrasında yine kuzenim sayesinde cruiser board ile tanışıp “bunun kontrolü daha kolay” diyerek hemen bir cruiser board satın aldım. Sonrasında Turk longboard ekibiyle tanışıp gerçek anlamda longboard ile de tanışmış oldum. Bir sene sonrasında aslında benim yapabileceğim şeyin longboard dancing olduğunu farkedip bir danceboard edindim. Halen longboard dancing üzerine çalışmaya ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum.

Kadın Longboard sporcusu olarak karşılaşılabilecek zorluklar
Kendi yaşadığım zorluklardan da yola çıkarak karşılaşabileceğiniz olası zorluklardan bahsetmek istiyorum. İlk olarak, benim yaşadığım birinci zorluk ailemin bu spora çok da sıcak bakmamasıydı. Nedeni öncelikle bir kadın olmamdı elbette. Toplumumuzun yapısı gereği bu sporun bir “erkek” sporu olarak görülmesi, ailemin de önüme koyduğu ilk zorluktu açıkçası. Ben, sporda cinsiyetin olmadığını savunan bir kadın olarak, longboard’tan asla vazgeçmeyerek, neredeyse tüm boş vakitlerimi bu spora harcayarak bunu en sonunda aileme kabul ettirmeyi başardım. Buna işten geldikten sonra hemen Longboard’umu alıp kaymaya çıkmak ve haftasonları ciddi anlamda erkenden kalkıp hareket çalışmaya gitmek gibi durumlar da var 🙂 Siz de, eğer gerçekten bu sporu seviyor ve bu spora devam etmek istiyorsanız, her ne kadar aileniz size karşı çıksa da, harcadığınız emeği ve bu spora olan sevginizi gördüklerinde eminim ki, bir süre sonra size köstek olmak yerine destek olmaya başlayacaklardır. Başlarda ev içerisinde Longboard’umu koyacak yer bulamazken, şuanda longboard’um için özel bir alanım var 🙂
Bir sonraki ise, yaşım ve mesleğimdi. Anlattığım gibi pennyboard ile tanışmam 2018 yılında oldu yani o zaman 28-29 yaşında bir öğretmendim. Evet herhangi bir spora başlamak için yaşınız ne kadar küçükse o kadar iyi. Benim de hayatımda yaşadığım büyük pişmanlıklardan biri de budur. Keşke bu sporla daha önce tanışabilseydim. Yaşınız ister 15 olsun ister 35, bir kadın olarak, bu spora gönül verdiyseniz yaşınız sadece rakamlardan ibarettir. Çünkü, sporun cinsiyeti olmadığı gibi yaşı da yoktur. Çevremden en çok duyduğum şey de buydu “Kaç yaşına gelmişsin hala çocuk gibi kayıyorsun”. Bana bunu söyleyen çoğu insana cevabım hep şu oldu: “40 yaşıma geldiğimde de çocuklarımla kaymaya devam edeceğim!” Bu konuda beni hep cesaretlendiren ve ilham aldığım kadın longboard sporcusu da @docksession ‘ın Bogota temsilcisi olan 39 yaşındaki @carolinalongboard . Kendisi kadın longboard sporcularını destekleyen @longboardgirlscrew ‘ın da destekçisi.

Emin olun, bunu söyleyen insanların vizyonlarının geniş olduğunu düşünmemiz bile saçma. Öğrenmenin yaşı yoktur, bunu unutmayın. Asla pes etmeyin. Longboard sporcusu bir kadın olarak yeterince geniş bir vizyona sahipsiniz zaten. Kimsenin sizi sınırlandırmasına izin vermeyin.
Mesleğinizin de sevdiğiniz sporun önüne geçmesine asla izin vermeyin. Bir öğretmen olarak, çok da eleştiri aldığımı, yaptığım sporun mesleğimi kötü etkilediğini söyleyemem. Aksine, bir çok öğrencimin bu spora olan ilgisini artırdığımı, bir çok anne babanın benden bu sporla alakalı bilgi aldığını hatta bir kaç öğrencimin bu spora başladığını ve benim de öğrencilerimden bazılarını yönlendirdiğimi söyleyebilirim. Sonuç olarak, hangi meslekten olursanız olun, unutmayın ki bu bir spor. İş çıkışı nasıl spor salonuna gidilebiliyorsa, haftasonu tenis oynanabiliyorsan longboard kaymak da aynı şey.
Yaşınız daha küçükse, öğrenciyseniz vakit ayırmanız ve çevrenize kendinizi kadın bir longboard sporcusu olarak kabul ettirmeniz biraz daha kolay olabilir. Fakat öğrenci olduğunuz durumda da, sınavlarınız, ödevleriniz, ders çalışmanız gereken durumlar ya da hayatınızı etkileyecek önemli sınavlara hazırlanıyor olabilirsiniz. Bu gibi durumlarda da önceliğiniz elbette okulunuz ile alakalı şeyler olmalı. Evet, bu sporu çok seviyor olabilirsiniz ama hayatınız için daha önemli olan şeyleri başarı ile atlattığınızda longboarda ayıracak çokça vaktiniz olacağından emin olabilirsiniz.

Longboard’un diğer sporlara göre daha havalı ve daha dikkat çeken bir spor olduğunu unutmayın. Bu nedenle her zaman gözler üstünüzde olacaktır. Fazlasıyla meraklı bakışlara maruz kalacaksınız, emin olun. Bir çok kez kayarken insanların meraklı gözlerle beni izlediğini, özellikle yaşlı insanların bir şeyler söylediğini belirtebilirim. Bunlara hiç aldırış etmeden kaymaya devam etmenizi öneririm. Bu tip durumlar bulunduğunuz coğrafyayla doğrudan orantılı aslında. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehir merkezlerinde çevrenizdeki insanlar aslında bu tarz bir spora genellikle aşinadırlar fakat daha küçük şehirlerdeyseniz örneğin ben Edirne’de yaşıyorum, burada yaşayan insanlar ve çevrenizdekiler bu spora çok da aşina olmayabilirler. Bu spora başladığımda, Edirne’de kayan tek insan bendim sanırım 🙂 Bu noktada da size tavsiyem, kendi yakınlarınızı bu spor ile tanıştırmanız. Mesela ben en yakınım olan kuzenim Betül’ü bu spor ile tanıştırdım ve şuanda onunla beraber kayıyoruz. Bu tip durumlarda, hem destekçiniz hem de beraber aynı şeyi yapmaktan zevk aldığınız bir arkadaşınızın olması size destek olacaktır.

Dediğim gibi bu spor bir “erkek” sporu olarak görülüyor bunun en büyük nedenlerinden biri de bu sporu yapanların çoğunluğunun erkek olması. Bu konuda @girlscantskatecrew un kurucusu @kellie1980 başından geçen bir olay şöyle “15 yaşındayken, neredeyse kayan hiç kız yoktu ve hep erkeklerleydim, her zaman destekleyici oldular ama bunla alakalı bir espri de yaptık. Bir gün Dan bana şöyle dedi, kızlar kayamaz çünkü çok şişmanlar ve hep alışveriş yapıyorlar! Bunu o kadar çok sevdim ki gidip bir tshirte bastırdım ve bu tshirtle ilk yarışmama girdim. Bu cümle jest olsun diye kurulan bir cümleydi, aşağılayıcı değildi. Bu cümleyi aldım ve güçlendirdim. İşte Girls Can’t Skate Crew ismini böyle aldı.” Kellie’nin de dediği gibi, bu spora başlarsanız etrafınızda kendi cinsiyetinizden çok erkekleri görebilirsiniz. Bu sizi demoralize etmemeli, aksine etrafınızdan aldığınız destekle daha ileriye gitmelisiniz.
Bir sonraki zorluk ise, yaşanabilecek kazalar elbet. Biz kadınlar, erkeklere oranla daha hassas ve narin olduğumuzdan bir yerimiz çizilse dahi dünyaları yıkabilen canlılarız 🙂 Bu sporda sakatlanmalar elbette yaşanıyor ama tedbiri elden bırakmadığınız sürece en az hasarla atlatmanız elbet mümkün. Bu yaz sonuna kadar, ufak tefek düşmeler taşa takılıp sendelemeler yaşamıştım fakat geçirdiğim en büyük kaza bu yaz sonunda yaşadığımdı. İki kuzenim bir arkadaşımız ve ben, toplam dört dişi yokuş aşağı inerken boardumun hakimiyetini kaybettiğim için önce sol elim sonra sol omzum ve en son yüzümü asfalta sürttüğüm bir kaza yaşadım. Kalktığımda ilk yaptığım şey elimdeki eldivenleri çıkarıp yüzümün kanayıp kanamadığını kontrol etmek oldu 🙂 Kask, eldiven, dizlik ve dirseklik gibi tüm koruma ekipmanlarım üzerimde olmasına rağmen, paniğe kapıldığım için böyle bir kaza yaşadım. Oturup ağlamak yerine sağlam elime boardumu alıp bir km kadar yürüyerek kuzenlerimin yanına gittim ve hemen hastaneye gittik. Kontrollerde kırık vs olmadığından ucuz atlattım elbet ama daha kötüsü de olabilirdi. Daha kötüsünü yaşamamak adına tüm ekipmanlarınızın olması gerektiği gibi paniğe de kapılmamanız gerekiyor. Bildiğiniz gibi longboardun alt dallarından olan downhill’de bu tarz kazalar yaşamanız çok da doğal. Özellikle bu konuda @jennyschauerte isimli kadın downhill sürücüsünü takip edebilirsiniz. Jenny, benim de yakından takip ettiğim bir longboard sporcusu ve onu takip etmeye başladığımdan beri geçirdiği bir çok kazaya şahit oldum. Kazalar onu bu spordan vazgeçirmiyor, aksine bir sonraki sürüşünde daha dikkatli olmasını sağlıyor. Bu nedenle yaşadığınız herhangi bir kazanın sizi bu spordan uzaklaştırmasını değil, sizi bu spora daha çok bağlaması aslında sizin elinizde. İş elbet sizde bitiyor.

Longboard ve Longboard malzemeleri konusunda da zorluklar yaşayabilirsiniz. Benim yaşadığım en büyük zorluk longboarda gelene kadar neredeyse bir longboard parasını başka boardlara harcamam oldu. Bu nedenle size tavsiyem, öncelikle hangi tarz longboard kaymak istediğinize karar vermeniz. Bu kararı verirken, skateshoplara gidip longboardları inceleyebilir,Turk longboard buluşmalarına giderek oradaki arkadaşlarımızın boardlarını inceleyebilir ve bilgi alabilirsiniz. Bütçenizi zorlamayacak, bütçenize uygun bir longboard bulmanız çok da zor değil.
Tüm bu zorlukları bir kenara atarsak, bir ilham kaynağınız olması size bu sporu yapmanız için gerekli enerjiyi vermede oldukça yardımcı olabilir. Bu nedenle benim de yakından severek takip ettiğim bazı kadın longboard sporcularını da tanıtmak istiyorum.
Japonya’dan downhill sürücüsü @pitufimin
Portekiz’den @a.naffelix
Barselona’dan @wendoline8
Kanada/Amerika’dan @iamcindyzhou
Rusya’dan @lisavmaline , @lana_saks ve @lina_ruess
Fransa’dan @soledad.pino
Tenerife’den @longboarding.pt longboard kampı kurucusu @valeriya_gogunskaya
Daha önce de bahsettiğim Bogota’dan @carolinalongboard
Yine Rusya’dan downhillci @koteeeeo
Fransa’dan @cassandrelmn @antonine_ch
Türkiye’den @elifnazdogan @harbegidensarisaclikiz @ebrumtll